Sinemamızdaki kadın kadına ilişkiler

Sinemamızdaki kadın kadına ilişkiler

Okunma Sayısı : 13253
Yorum Sayısı : 0
20 Mart 2012 09:03 

Aslında ikisi de rahat, ikisi de keyifli ve asla gergin değil. Lezbiyen bir çifti oynayan İdil Fırat ve İrem Altuğ, “Lezbiyen ilişki, bu filmde yardımcı rol olarak yer alıyor. Çünkü bu ilişkinin filmin temelinde önemi yok” diyor. Ümit Ünal’ın yönettiği, Fırat ve Altuğ dışında Serra Yılmaz, Erdem Akakçe ve Şükran Ovalı’nın da rol aldığı film, Boğaz manzaralı bir apartman dairesinde yaşanan birkaç saati anlatıyor. Söz önce İrem Altuğ’da:


‘RİSK ALDIĞIMI SANMIYORUM’

“Ümit Ünal’ı çok sıkı izliyordum. ‘Nar’ filminin kadrosundan Selma Ergeç, son anda ayrılınca teklif bana geldi ve hemen kabul ettim. Film, körü körüne inandığımız kişiler tarafından hayal kırıklığına uğrayabileceğimizi adeta tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Cinsel tercihi farklı bir kadını oynadığım için risk aldığımı sanmıyorum. Oyuncu elbette her karaktere bürünmelidir.” 



‘İNSANLAR LEZBİYEN İLİŞKİYE TAKILDI’
Bu kez İdil Fırat konuşuyor: “İrem’in de dediği gibi Ümit Ünal sinemasını çok seviyorum. Teklif gelince senaryoyu çok beğenince hemen kabul ettim. Her canlının sevilmeye ihtiyacı var. Bazı şeyleri görmezden gelince çoğu kez hayal kırıklığı yaşıyoruz. Lezbiyen ilişki bu filmde sadece yardımcı rol. Nedense insanlar buna takıldı.”

022012-idil-firat
‘HEPİMİZİN İKTİDARA MEYLİ VAR’
İdil Fırat’ın da dediği gibi pek çok kişi ‘Nar’ filminin asıl o ‘yardımcı rol’ denilen lezbiyen ilişkinin detaylarını merak ediyor şimdi. Sadece bu merak nedeniyle sinemaya gidenler aslında aradıklarını bulamayacaklar. Filmin yönetmeni Ümit Ünal şu açıklamayı yapıyor: “Filmin hikayesi yerel ve güncel politik göndermeler taşımakla birlikte bence aslında her devirde her yerde geçebilecek bir hikaye. İnsanın şiddete ve güce, iktidara meyli, ezenler ve ezilenler, haksızlık ve korku her zaman vardı. İnsanlık çok yavaş ilerliyor. Binlerce senede geldiği iyi bir noktadan birden bire ilkel bir yere düşmesi de an meselesi. Binlerce yılın süzülmüş bilgi birikimine sahip biri, bir dakika içinde bir mağara adamı düzeyinde ilkel ve açgözlü davranabilir. Dünyaya ve ülkeye yeniden çeki düzen verilen paylaşım zamanlarında yaşıyoruz. Tepemizde bin çeşit ideolojinin fırtına bulutları çarpışıyor. Bizim kafamız karışmasın da kimin karışsın? Ama ‘Nar’daki karakterlerin benzerleri bizim gibi hızlı değişim geçiren bir başka ülkede de yaşayabilirdi. Filmdeki hikaye sınıfsal ayrımların keskinleştiği, adalet duygusunun zayıfladığı, kutuplaşmaların ve tahammülsüzlüğün arttığı herhangi bir zamanda da geçebilirdi.”

‘Nar’ filminin oyuncularıyla yönetmenin açıklamalarından sonra, Türk sinemasında daha önce de olay yaratan bu tür ilişkilerin yansıtıldığı bazı filmleri hatırlatalım...

022012-ver-elini-istanbulVER ELİNİ İSTANBUL (1962)
Senaryosunu Ali Kaptanoğlu takma adıyla Attila İlhan’ın yazdığı, Aydın Arakon’un yönettiği filmde iki kadın oyuncunun öpüşme sahnesi yer almakta. Mualla Kavur ile Leyla Sayar’dır bu iki cüretkar kadın oyuncu. Bu bilinçdışı masum bir hasret fotoğrafı gibi görünse de, iki kadının birbirine yaklaşım biçimi içten içe cinsel dalgalanmayı dışa vurmakta. Attila İlhan bu öpüşme sahnesiyle ilgili olarak yıllar sonra şu açıklamayı yapmıştı: “Mualla Kavur, Leyla Sayar’ı ikna edinceye kadar bir hayli uğraştı. Kızlar kamera önünde oynadı ve sahne çekildi. Sansür Kurulu’nda seyretmişler, çok da beğenmişler! Sonra da ‘Kesin bu sahneleri’ demişler.”

022012-iki-gemi-yan-yanaİKİ GEMİ YAN YANA (1963)
Yönetmenliğini Atıf Yılmaz’ın yaptığı filmde Suzan Avcı ile Sevda Nur’un dudak dudağa gelip öpüşmesi o dönemde olay yaratmıştı. Atıf Yılmaz’a göre bu sahneler, sinemamızın o yıllarda cinselliğe bilinçli olarak göz kırpıp, gizliden gizliye nabız yoklamasıydı.
022012-iki-genc-kizİKİ GENÇ KIZ (2005)
Kutluğ Ataman’ın senaryosunu yazıp yönettiği filmde Leman (Hülya Avşar), kızı Handan’la (Vildan Atasever) birlikte yaşayan dul bir kadındır ve başka bir adamla metres hayatı yaşamaktadır. Bu arada Handan, Behiye (Feride Çetin) adında bir kızla arkadaş olur. Bu arkadaşlık, sınırları zorlayan bir yakınlaşmaya kadar sürer. Leman, bu arkadaşlığa son vermek için elinden geleni yapar.

022012-dus-gezginleri
DÜŞ GEZGİNLERİ (1992)
1963’te ‘İki Gemi Yan Yana’yla sinemada lezbiyen ilişkilerin ilk provasını yapan, 1985’te ‘Dul Bir Kadın’la romantik yaklaşımlarla (Müjde Ar ile Nur Süer) şöyle bir nabız yoklayan Atıf Yılmaz’ın bu tarzdaki üçüncü filmi olan ‘Düş Gezginleri’, Lale Mansur ve Meral Oğuz ikilisiyle pornografinin sınırlarına kadar gelip dayanıyor. Mansur, kasaba genelevinde çalışan Anjelik’i, Oğuz da o yöredeki sağlık ocağına tayin edilen doktor Nilgün’ü oynuyor. İki kadın arasındaki arkadaşlık, tutkulu bir aşka dönüşüyor. Filmin birçok sahnesinde bu aşk cömertçe sergileniyor.
022012-haremde-dort-kadin
HAREMDE DÖRT KADIN (1965)
Halit Refiğ’in ‘Haremde Dört Kadın’ filmi, kadınların o erkeksiz dünyasını anlatmaya çalışmaktadır. Tarihsel dekorlar içinde fazlasıyla çarpıcı sahneler vardır. Mihrengiz, Gülfem, Şevkidil ve Ruhşan, Sadık Paşa’nın haremindeki dört kadındır. Bu kadınlardan Mihrengiz ile Şevkidil arasındaki sevgi, giderek lezbiyen bir ilişkiye dönüşür.

022012-haremde-dort-kadin2

İşte o filmden iki çarpıcı sahne… Ayfer Feray’la Birsen Menekşeli el ele tutuşup öpüşüyorlar (sağda). Devlet Devrim, Birsen Menekşeli’ye bir divan üzerinde masaj yaparak onu okşuyor (üstte)…

022012-yasamin-kiyisinda
YAŞAMIN KIYISINDA (2007)
Fatih Akın imzalı ve Türk-Alman ortak yapımı ‘Yaşamın Kıyısında’ adlı film, Nurgül Yeşilçay’ın rol gereği de olsa bir kadınla (Patrycia Ziolkowska) aşk yaşamasını, dahası onunla öpüşüp koklaşmasını beyaz perdeye taşımıştı. Film, 60. Cannes Film Festivali’nde ‘En İyi Senaryo’ ödülünü aldı.
022012-sokaktaki-adam
SOKAKTAKİ ADAM (1995)
Senaryosunu Ülkü Karaosmanoğlu ile Attila İlhan’ın yazdığı ve Biket İlhan’ın yönettiği ‘Sokaktaki Adam’ filminde iki genelev çalıştıran Benli Meryem rolündeki Suna Yıldızoğlu, esmer ve kısa saçlı hizmetçisi Tresula’yı oynayan Süeda Can’la ateşli bir şekilde öpüşüp, sevişiyor. İki kadın aralarına almak isteseler de, bıçkın gemici Kamarot Hasan’ı canlandıran Metin Belgin, üçlü ilişkiyi kabul etmiyor. 

Yüksel Şengül

13253

Anahtar Kelimeler : Sinemamızdaki , kadın , kadına , ilişkiler , Aslında , ikisi , de , rahat , , ikisi , de , keyifli , ve , asla , gergin , değil. , Lezbiyen , bir , çifti , oynayan , İdil , Fırat , ve , İrem , Altuğ , , “Lezbiyen , ilişki , , bu , filmde , yardımcı , rol , olarak , yer , alıyor. , Çünkü , bu , ilişkinin , filmin , temelinde , önemi , yok” , diyor. , Ümit , Ünal’ın , yönettiği , , Fırat , ve , Altuğ , dışında , Serra , Yılmaz , , Erdem , Akakçe , ve , Şükran , Ovalı’nın , da , rol , aldığı , film , , Boğaz , manzaralı , bir , apartman , dairesinde , yaşanan , birkaç , saati , anlatıyor. , Söz , önce , İrem , Altuğ’da: ,

Yorum Yap
Üye olup yorum yaptığınız taktirde yorumunuzda kullanıcı adınız görünecetir. Üye Ol / Üye girişi
 

Yorumlar

Toplam Yorum Sayısı : 0  

Bu habere ilk yorumu siz yapın

Diğer Türkiye'nin Manşeti haberleri











 

  • Manşetport Günün Yorumu
 
 
  • ManşetPort Türkiye'nin Manşeti
 
 
  • ManşetPort Yaşamdan Kareler
 
  • ManşetPort Siir Hane
 
  • ManşetPort Yemek Dünyası
 
  • En Çok Okunanlar
  • En Çok Yorumlananlar




Twitter'de Takip Et